Değerlendir:
  • 18 Oy - 3.44 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

"Çekim yasası" sır nerede?
Yazar Mesaj
gullusutcu Çevrimdışı
Saturna Vip
*****
Saturna Vip
lt=
Mesajlar: 369
Üyelik Tarihi: Jul 2009

Rep Puanı: 27

Mesaj: #21
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
O zaman size bu konu ile ilgili Sandre Ann Taylor'un Kuantum Başarı ve Başarının Sırları isimli kitaplarını okumanızı tavsiye edebilirim.

http://www.astro.com/cgi/chart.cgi?cid=1...;ast=&lang
08-13-2010 02:45 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
gullusutcu Çevrimdışı
Saturna Vip
*****
Saturna Vip
lt=
Mesajlar: 369
Üyelik Tarihi: Jul 2009

Rep Puanı: 27

Mesaj: #22
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Çekim Yasası derki: “Neyi söyler ve neye odaklandıysan, sana onu veririz.” öyleyse, eğer nekadar kötü diye şikayet ediyorsan ne kadar kötüdür’ den fazlasını yaratmış oluyorsun.

Robert adında bir öğrencim vardı. Robert bir gay dir. ve benim on—line verdiğim bir kursa katılıyordu, ki bana e—mail yazarak ulaşırdı. ve yaşadığı tüm çirkin olayların özetini vermişti. İşyerinde herkes ona karşı birleşmişti. Ve sürekli stres altındaydı çünkü yapılanlar çok çirkindi. Sokakta yürüken, her köşe başında tacize uğruyor ve... ona çirkin küfürler ediliyordu. Stand-up komediyeni olmak istiyordu. Ve stand-up komedi işini yapmak istediğinde, gay olmasından dolayı herkes onunla dalga geçiyordu. Ve hayatı olabilecek en mutsuz ve ıstıraplı hayatlardan biriydi. Ve gay olduğu için bunları yaşadığına odaklanmıştı. Ona istemediği şey üzerine odaklandığını, öğretmekle başladım.

Bana yoladığı e-maili hatırlatarak, tekrar okumasını istedim, Tekrar oku,bana söylediğin ve istemediğin tüm o şeylere bak, Bu konuda aşırı takıntılı olduğunu söylemeliyim, Büyük bir hırsla birşeye odaklandığın zaman Olayın gerçekleşmesi dahada hızlandırır. ve gerçekten bunu dikkate al isteğin şeye odaklan, dedim. Ve denemeye başladı. 6-8 hafta içinde tam anlamıyla bir mucize gerçekleşmişti. Dedi ki, ofiste onu bezdiren herkes ya tayin oldu yada işten ayrıldı yada onu rahat bıraktılar. Ve işini sevmeye başlamıştı. Fark ettiki, Sokakta artık kimse onu taciz etmiyor. Orda yoklardı. Stand-up komedi yapmaya gittiğinde Çoşkulu alkış almaya başladı ve kimse dalga geçmiyordu. Tüm hayatı değişmişti Çünkü odağını, istemediği, korktuğu ve kaçındığı şeylerden, istediği şeye yönlendirmişti.

Bakış açımız ve yönümüz pozitif ise, pozitif insanları, olayları ve koşulları kendimize çekeriz. Şayet negatif yöndeysek ve öfkeli isek, bu durumda negatif ve öfkeli kişleri, olumsuz ve negatif koşulları kendimize çekeriz. Bu durumda bilincinde canlı tutuğun ve... baskın olan düşüncelerinin etkisini, kendine çekiyorsun. İster o düşünceler bilinçli olsun ister olmasın, hep tazedir. Dikkatli bakarsan, sır olmuş bu düşünce gücü... Dikkatli bakarsan, sır olmuş bu düşüce gücü, bir konuya odaklanma gücü günlük hayatımızda, çevremizi sarmış durumdadır. Yapmamız gereken tek şey gözlerimizi açıp ve bakmaktır. Çekim Yasasının ispatını sosyal hatında görebilirsin Sürekli hastalıktan şikayet eden kişi hep hastadır, Sürekli zenginlikten bahseden kişi varlıklıdır.

Eğer iyi bir şekilde güne başlarsan ve dikkat çekici bir şekilde neşeliysen, bu havanın değişmesine izin vermediğin sürece, Çekim Yasası tarafından daha fazla, multlu durumlar, mutlu koşullar, neşeli insanlar, çekmeye devam edersin, ki mutlu bir günün sürmesini sağlar. İyi günler, kötü günler, zengin zenginleşir, fakir fakirleşir... Tüm bunlar duyguların sürerkiliği ve baskınlığı ile ilgilidir. Hemen şuan sağlıklı hisetmeye başlayabilirsin. Başarlı olduğunu hissetmeye başlayabilirsin. Çevren sevgiyle dolu olduğunu hissetmeye başlayabilirsin Hiç böyle olmasa bile. Ve olacak olan şuki evren buna uyum sağlayacaktır, senin doğal ezgine, Evren, içteki duyguların doğasına uyum sağlayacaktır ve bunu yaratacaktır, Çünkü böyle hissediyorsun. o halde temel olarak, hangi düşünceye ve duyguya odaklanırsan, onu tecrübe etmek için çekersin ister istediğin şey olsun ister olmasın. Düşünce ve duyguların, gerçekleşen olaylarla herzaman örtüşür. Her zaman. İstisnasız. İnanmak çok zor, ama bunu idrak etmeye başladığımızda sonuçlar muhteşem olacaktır. Yani, düşünceler hayatına ne yaptıysa, bunları düzeltebilir, bilinciniz dahilinde bir değişim ile.


Düş kurarken, zihninde canlanan görüntüyü yakaladığında, Sürekli ve sadece sonuçları yaşarsın. Bir örnek verelim: Hemen şimdi ellerinin arkasına bak gerçekten ellerinin arkasına bak. Derinin rengine, çillere, damarlara, yüzüklere, tırnaklara,takma tırnaklara...

Gözlerini kapatmadan önce tüm o ayrıntılara dikkat et.ve o elleri, parmakları, yüzükleri...yeni bir arabanın direksiyonunda gör. ve o elleri, parmakları, yüzükleri...yeni bir arabanın direksiyonunda gör. Bu bir holografik deneyimdir,çok gerçek, şuanda çok gerçektir, hatta o an arabaya ihtiyacın olmadığını hissedersin Çünkü o zaten seninmiş gibi hissedeceksin.

Sadece düşün görüntüsü değil Gerçekten çekimi yaratan duygu budur. Sanıyorum bir çoğunuz şöyle düşünüyor, "Pekala, olumulu düşünmem veya isteklerimi düşlemem yeterli olacaktır", Ancak bunu yaparken hala yeterince hissetmiyorsan Bu benim zihnim için yeterli değildir Gerçekten bir Çekim Gücünü yarat.

İşte sırrın püf noktasıda budur.

Gerçekte o arabanın içindeymişsin duygusunu yaratmalısın, "Ah keşke benim olsaydı" değil, yada "birgün benimde olacaktır" değil. Çünkü o durumla direkt bağlanıtılı olan duygu budur. bir saat için değil yada, ileride, daha sonra şeklinde değil, Eğer bu duyguda kalırsan o gelecekte hep olacaktır. Lezzeti tat, mutluluğu tat.

O sessiz ve loş odada nekadar aptalca göründüğü hiç önemli değildir, "woohoo!" diye bağıracaksan, Bağır! Çoğunuz diyecek ki " Haydi, bunu yapmak zorundamıyım?"

Değişmeyi nekadar çok istiyorsun? Şimdi, o duygu ve düş açık bir geçit olmaya başlayacaktır. öyleki, evrenin gücü bunu açığa vurmaya başlayacaktır.

"Bu gücün ne olduğunu söyleyemem, tek bildiğim onun var olması"

"Alexander Graham Bell" Görevimiz nasıl'ı bulmak değildir.

Nasıl olduğu, bağlılık ve inanç ile anlaşılacaktır.

"Nasıl", Evrene ait bir şeydir. O herzaman sen ve düşün arasındaki en kısa, en hızlı, O herzaman sen ve düşün arasındaki en kısa, en hızlı,ve en uyumlu yolu bilir.

Evrene doğru dönersen sana sunduğu şey, Seni şaşırtıp ve hayran bırakacaktır. Bu sihir ve mücizelerin olduğu andır.

Bunu neredeyse hergün yapmak istersin, ancak benim itirazım şu olacak: "Bu asla angarya olmamalıdır."

Sonuç olarak burada gerçekten önemli olan şey iyi hissetmektir.

Tüm bu uygulamalarda neşeli olmalısın. Olduğunca moralin yüksek ve mutlu olmalısın.

Bu sihirli yaşamı gerçekten yaşayan kişler ve bunu yaşamayanlar arasındaki fark şudur ki, bu sihirli hayatı yaşayanlar bunun sürekliğiliğni sağlayanlardır. Bu uygulamayı sürdürüyorlar ve gittikleri heryere bu sihiri taşıyorlar. Çünkü, hatırlayıp sürekli yapıyorlar, tek seferlik olduğunu düşünmiyorlar. insanlar bunu bir süre aklında tutup ve gerçekten azm ediyorlar, ve diyorlar ki: "aslında çok heyecanlandım, bu programı izledim ve hayatımı değiştereceğim.

Ve henüz sonuç almıyorlar ve hala sonuç almıyorlar. ve neredeysa yer altından dışarı çıkmaya hazır. Ve bazıları yüzeydeki sonuca bakıp "bu işe yaramıyor" diyor Ve Evren cavbında, "Dileğin benim için emirdir" diyor. ve geri iniyor. Çekim Yasasını görmek için, gerçekten bunu kullanıp ve ne olduğunu görmek istedim.

http://www.astro.com/cgi/chart.cgi?cid=1...;ast=&lang
08-18-2010 03:22 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
Moda Çevrimdışı
Jupiter Vip
*****
Jupiter Vip
lt=
Mesajlar: 249
Üyelik Tarihi: May 2010

Rep Puanı: 2

Mesaj: #23
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Bu yaz tatile gideceğime o kadar emindim ki tum yaz tatil hayali kurdum.Aileme çekilişle bir yerden devremulk cıktı 1haftalığına yol parasını bile veriyorlardı gidemedik.Ablamlarla gidicektim eniştemin kasık fıtığı yaptı tam gideceğimiz zmn onlarla da gidemedim.Şimdi aklımda babamlara resti cekme durumu kaldı erkek arkadaşimla gitmk için hala ümidimi kaybetmedim ama quantuma olan inancım gitti valla.

http://www.astro.com/cgi/chart.cgi?cid=z...&rs=0&ast=
08-18-2010 04:00 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
misnur Çevrimdışı
Siron Vip
*****
Siron Vip
lt=
Mesajlar: 340
Üyelik Tarihi: Apr 2010

Rep Puanı: 1

Mesaj: #24
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Bu çekim yasası,kuantum fiziği gibi konular toplumları Allah inancından ziyade evren inancına sürüklemek için çıkartılıyor birilerince daha yani zaten varolan doğruları,Yaratıcıdan ziyade maddeyle yani fiziğin kendisiyle ilişkilendirmeye çalışılıyor .

Ben kulumun zannı üzereyim doğrusu var mesela,dua ederken kabul olunacağına inanarak dua edilmesi öğütlenir dinde de.Yani bunlar zaten başlı başına birer pozitif enerji..Ama inancın ucu Allaha dayalı,zaten big bangle yaratılmış bir evrene değil...

Umma ki; küsmeyesin gülücük

http://img706.imageshack.us/i/astrow2at0...25311.gif/
09-21-2010 10:02 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
Mavisahram Çevrimdışı
Siron Vip
*****
Siron Vip
lt=
Mesajlar: 1,137
Üyelik Tarihi: Jul 2009

Rep Puanı: 19

Mesaj: #25
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Misnur'a katiliyorum, bununla ilgili yazar Dr. Muhammed Bozdag da bir aciklama yapmisti.. Olan seyleri farkli sekilde gündeme getiriyorlar.. ya da yeni kesfediyorlar..

HAYALLER NE KADAR BÜYÜK OLURSA, KIRIKLIKLARI DA O KADAR GÜRÜLTÜLÜ OLUR


Söylesem tesiri Yok, sussam gönül razi degil...


Ögüt verecek insana degil, örnek olacak insana ihtiyac


Öyle Bir Dert Varki BendE, Bin Dermana Degismem !!!
09-21-2010 10:42 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
gullusutcu Çevrimdışı
Saturna Vip
*****
Saturna Vip
lt=
Mesajlar: 369
Üyelik Tarihi: Jul 2009

Rep Puanı: 27

Mesaj: #26
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
İstekler-İstekler-İstekler
23
08
2010


İstekler-İstekler-İstekler

İstekler ile ilgili sorular soran birçok mail alıyorum. Bu tür sorusu olan arkadaşlara destek olması amacıyla maillerden birine verdiğim cevabı, burada, biraz daha genişleterek yayınlamak istiyorum.

İsteklerimize ulaşmak için öncelikle niyetimizin sağlam olması çok önemlidir. Yani GERÇEKTEN istemeliyiz. İstediğimize kavuşacağımıza dair isteğimiz tam olmalıdır. Tabii istedikten sonra, isteğimizin gerçekleşeceği süreyi de etkileyen bir çok faktör var. Bu faktörlerin en başında yine gerçekleşeceğine olan inancımız geliyor. Bunun dışındaysa çevresel faktörler ve özümüze bağlı faktörler söz konusu. Çevresel faktörlerin uygun hale gelmesi ve bizi isteğimize yöneltmesi için özsel faktörleri ele almamız gerekiyor.

Bedenimizin her hücresinin, her atomunun, zihnimizin her düşüncesinin muhakkak üst frekanslarda titreşmesi önemli. Bu yüzden bedenimize iyi bakmalı, doğru beslenmeli, zihnimizi ise olumsuz düşüncelerden arınmış bir hale getirmeliyiz. Bu çalışmalar özümüzün frekansını artırdıkça, çevresel faktörler de ona uygun bir şekle bürünecektir.

Yaşadığımız yeri örnek alalım; koca bir şehir olsun ya da küçük bir kasaba hiç fark etmez. Birçok yaşayanın arasında her birimiz sadece bu insanların bir kısmını tanırız. Kalanından ise bihaber yaşarız. Tanıdıklarımız, bir şekilde bağlantıya geçtiklerimiz, bize özümüzü yansıtan insanlardır. Yani biz hangi frekanstaysak, onlar da o frekanstadır. Diğerleri, yani hayatımızda yer almayanlar ya bizden daha düşük ya da daha yüksek frekansa sahiptirler. Demek ki Özümüzün frekansını yükseltmek hem kendimizi, hem de çevremizi olumlu etkileyecektir.

Özümüzün frekansı yükseldikçe, çevrenize olumlu bir titreşim yaymaya başlarsınız. Bu olumlu titreşim etrafınızdaki her insana, her nesneye ulaşır. Bu titreşimin ulaştığı kişi, bizim frekansımızla birlikte yükselmek istiyorsa, bizden alacağı titreşimle birlikte kendisi de yükselmek isteyecektir. Yok olduğu yerden memnunsa, yavaş yavaş hayatınızdan çekilecektir. Yavaş, yavaş; çünkü enerjilerimiz birbirine kendine benzetmeye çalışır, yani karşımızda düşük enerjili bir insan varsa o bizi aşağıya çekmek isteyebilir. Israrla olumlu halimizi korumak için çalışmalıyız. Ancak bu şekilde enerjimiz düşmez.

Biz özümüz için gerekli çalışmaları yaptıkça frekans düzeyi bizden yüksek olan insanları hayatımıza çekmeye başlarız. Üst benlikler arası iletişim kurulur. Biz illa ki bunun farkında olmayız. Bu iletişimin hayatımızda “tesadüf” ya da “mucizevi” gelişmeler sağladığını fark ederiz yalnızcaJ Oysa hepsi üst benlikler arası hazırlanmış bir düzendir. Son zamanlarda tekrar James Redfield’in kitaplarına yönelmem bana bazı şeyleri tekrar hatırlattı. Özellikle “Shambala’nın Sırrı” adlı kitabı çok faydalı oldu.

Şimdi bazı maddeler sıralayacağım. Bu maddeler sayesinde isteklerimize, daha doğrusu bizi mutlu edecek hayata ulaşmamız daha kolay olacaktır.

1) Her sabah uyandığınızda önceden hazırladığınız bir olumlamayı kendinize okuyun. Ardından aynada kendinize bakarak “seni seviyorum” deyin.

2) Yediklerinize ve içtiklerinize dikkat edin. Kırmızı eti (olabiliyorsa vejetaryen olmak da iyi bir çözümdür), kahveyi, normal çayı ve asitli içecekleri hayatınızdan çıkarın. Mümkünse canlı gıdalarla (çiğ sebze/meyve/filizler) beslenin, yani mümkün oldukça çiğ sebze tüketmeye özen gösterin. Kuruyemişlerden faydalanın. Süt ürünlerinden uzak durun. Bunu beslenme düzenini hayatınıza tamamen sokmak zor olabilir, ancak günün bir ya da öğününde bu kurala dikkat edin. Bu sayede bedeninizin enerjisi de canlı kalacaktır. PH değeri 7’den yüksek su tüketin. Bedeninizi asit seviyesini azaltın. – Tüm bu saydıklarımı dönemsel olarak bile yapmanız, enerji seviyenizi artıracak, daha canlı ve mutlu olmanızı sağlayacaktır.

3) Gün içinde aklınıza her geldiğinde başınızın tepesinde bir altın ışık hüzmesinden size enerji aktığını ve bu enerjinin bedeninizi doldurup ardından etrafınıza yayıldığını imgeleyin. Işığın yayılma alanını genişletebildiğiniz kadar genişletin. Bunu yaparken gülümseyin. ( tüm bu çalışma sadece birkaç dakika olabilir)

4) Zihninizden geçen düşünceleri sürekli kontrol edin. Gerek kendinizle, gerek başkaları ile ilgili aklınızdan geçen veya ağzınızdan kaçan herhangi bir olumsuz düşünce ya da cümlede “İPTAL” deyin.

5) Herhangi birine karşı kırgınlık, korku ya da öfke hissettiğinizde, o kişinin yüksek benliğine ulaşmaya çalışın, o kişinin de bu dünyaya bir deneyim yaşamaya geldiğini ve her davranışının bu doğrultuda olduğunu anlamaya çalışın. Her insan sergileyebileceği en iyi davranışı yerine getirebilir. Bu yüzden ondan başka türlü davranmasını beklemeyin.

6) Herhangi biri hakkında “Başarısız!”, “Beceriksiz!”, “Tembel!”, “Zaten hiçbir işi beceremez!” gibi düşünceler aklınızda belirdiği an “İPTAL!” deyin. Çünkü bu düşünceleri siz ne kadar kolay sarf ederseniz, sizin için de başkaları o kadar kolay sarf edecektir. Hele hele ağızdan bu tür cümlelerin çıkmasına kesinlikle izin vermeyin!

7) Dileğinizin öncelikle sizi mutlu edecek bir şekilde gerçekleşmesini istemelisiniz. Mesela iş ile ilgili olumlamanız şöyle olabilir: ” Ben istediğim bir işte çalışıyorum. İşim beni mutlu ediyor ve ihtiyacım olandan çok daha fazla kazanmamı sağlıyor. Çalışmak ve bir iş sahibi olmak beni çok mutlu ediyor” Bu olumlamayı her sabah tekrarlayabilirsiniz.

Ayrıca; ümidinizi kırmayın isteyin. Bol bol şükredin, dua edin. Allah’tan yardım istemekten çekinmeyin. Yukarıda saydıklarıma da dikkat ederseniz, bedensel ve ruhsal titreşiminiz yükselecektir ve isteklerinize ulaşmak daha kolay olacaktır.

Sevgiler

Yurda Hal

http://www.astro.com/cgi/chart.cgi?cid=1...;ast=&lang
09-23-2010 05:17 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
gullusutcu Çevrimdışı
Saturna Vip
*****
Saturna Vip
lt=
Mesajlar: 369
Üyelik Tarihi: Jul 2009

Rep Puanı: 27

Mesaj: #27
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Zihnin ve Sen
27
09
2010


Zihnin ve Sen

Bazen tüm şartlar seni zorluyor olabilir! Kendini çıkmazda, yalnız ve terk edilmiş; iyi niyetin başkaları tarafından kullanılıyor gibi hissedebilirsin. Bunların hepsi birer yanılgıdır. Sadece zihninin geçmiş bilgi birikimlerinden derlediği ve sana sunduğu bir duygu bir kimya durumudur. Zihnin içinde bulunduğun durumu gözden geçirir, kendince bir istatistiksel yol çizer ve kendi için en tanıdık, en bildik senaryoyu ve onun sonunu sunar. Yine tembel olan zihnin, bu tanıdık bildik senaryoyu hazır malzeme olarak kullanır, çünkü alternatif yollar aramak istemez, üşenir. Miskin, miskin kıvrılıp kasvet içinde boğulmak ister.

Oysa hiçbir şey, onun sana sunduğu gibi gelişmek zorunda değildir. İstersen, evet gerçekten istersen, olayların akışını değiştirebilirsin. Bunun için zihninin beklentilerinden sadece bir tanesini bile yerine getirmemen yeterli olacaktır. Mesela, senin içinde bulunduğun şartlarda bir köşeye sinip ağlanıp, sızlanmanı öngörüyorsa ve sen bunun yerine dışarıya çıkıp açık havada bir yürüyüş yapıyorsan, onu şaşırtmış olursun. Hatta bunun üzerine bir de seni neşelendirecek ya da motivasyonunu yükseltecek bir kitap okursan veya bir süreliğine dışarıda bankta gözlerini kapatıp gülümsediğini imgelersen… zihnini allak bullak etmiş olursun. Onun, senin için öngördüğü felaket senaryoları yerine oturmayan bir puzzlle gibi dökülüp dağılmaya başlar. Senin değiştirmiş olduğun küçücük bir eylemin sayesinde dökülen, milyonlarca parçaya bölünen bu puzlle, artık zihnin tarafından yeniden şekillendirilmek zorundadır. Yeni bir gelecek senaryosu, yeni bir son yapılandırılmalıdır.

Gri hücrelerin bu gibi bir durumda nasıl davranacağını bilemediğinden, bir süre bocalayacak, sonra yine eski, bildik, tembel kıvamına geri dönmek isteyecektir. İşte o bocaladığı anda sen kararlı bir şekilde seni karamsarlıktan çıkaracak ikinci adımı atmalısın. Genellikle kısa bir meditasyon ya da gevşeme egzersizi sana yol gösterici olacaktır. Zihnine karamsarlığa geri dönmeyeceğini ispat etmelisin. Onu ikna etmelisin. Milyonlarca renk cümbüşünden oluşan puzlle’ı kendin istediğin şekilde yapılandırmalısın. İç sesinden yardım isteyebilirsin bunları yaparken ya da rastgele bir kitapçıya gidip, her hangi bir kitabın sayfasını açıp okuyabilirsin. O sayfa istediğin bilgiyi içeriyor olabilir.

Zihnin tembeldir, onu istediğin kıvama getirmek için bunu defalarca tekrarlamalısın. Defalarca tekrarlayarak ona senin istediğin senaryonun ne kadar yüksek bir olasılık olduğuna ikna etmelisin. Ancak o zaman, bir daha karamsarlığa sürükleyecek bir durumun eşiğine geldiğinde, zihnin sana seni mutlu edecek bir senaryo üretebilir.

Senaryo değişince, olaylara bakış açın değişecektir. Beklentin ise iyiye, güzele ve mutluluğa yönelik olacaktır. Tüm bu çalışmayı bir savaş olarak görme. Zihnini, o başından ayrılmadığın, her fırsatta koşarak oynadığın bilgisayar oyunu gibi düşün. Çünkü bu oyunda level atladığın zaman, gerçekten bir şeyler kazanıyor olacaksın. Hayatını istediğin gibi şekillendirmenin, hayatına istediğin şeyleri çekebilmenin paratonerini inşa ediyor olacaksın.

Her çıkmazı, üzüntüyü, karamsarlığı bu oyunun bölüm atlamaya yarayan bir parçası olarak gör! Çünkü öyle! Üstesinden geldiğinde, sen artık daha güçlenmiş, daha mutlu ve ışıldayan bir SEN olacaksın.

Sevgiyle Kal

Yurda Hal

27,09,2010

http://www.astro.com/cgi/chart.cgi?cid=1...;ast=&lang
09-27-2010 08:47 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
Arkadaş
Kayıtsız

 
Mesaj: #28
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
The Secret ( Sır ) ,
Belgesel tadında güzel örneklerle sunmuşlar. Yine aynı konular fakat , görüntülü olunca daha bir etkileyici.

02-23-2012 08:27 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
Arkadaş
Kayıtsız

 
Mesaj: #29
RE: "Çekim yasası" sır nerede?
Neptün 12. ev
jüpiter 9. ev

Bu konumlanmanın faydası varmı , yokmu bilmiyorum..
Sanki ilahi bir güç, bana hep yardım ediyormuş gibi hissediyorum...

Geçen ay bilgisayara format gerekti , tesadüfen karşılaştığımız birinden tamda ihtiyacım olan tavsiyeleri aldım.
Son anda yakaladığım fırsatlar çok oluyor...
Örneğin: bir eczane kapanmadan 1 dk önce , eczaneye gelip ihtiyacınız olan hapı alma gibi..

İhtiyaç duyduğum herşey birgün beni buluyor mutlaka.
Astrosohbet' te bunlardan birisiydi..
Siteden öğrendiğim herşey için teşekkürler arkadaşlara, emeği geçen herkeze..

Ve şükürler olsun tabiki...Şükretmek çok önemli.. En azından günde bir kez kullanmalı bu kelimeyi..
Bazen ben bunu hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum.. Kendimi borçlu hissediyorum
02-23-2012 09:26 PM
 Alıntı Yaparak Cevapla
zeynepelif Çevrimdışı
VIP Üye
****
VIP Üyeler

Mesajlar: 292
Üyelik Tarihi: Apr 2015

Rep Puanı: 20

Mesaj: #30
Cvp: "Çekim yasası" sır nerede?
the secret (sır) kitabının türkçe dublaj belgeseli;
[/php]


[php]
03-10-2017 03:34 AM
 Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »



Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir